İsmail Arslan Ameliyat oldu,

9 Ekim 2018 Salı 20:58

İsmail Arslan Ameliyat oldu,

HER ŞEY GÜZEL OLACAK !

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde geçirdiği motosiklet kazası sonrası yüzde 97 engelli olan ve 3 yıldır yatağa mahkûm yaşayan 3 çocuk babası İsmail Arslan ilçedeki özel bir hastanede ameliyat edildi.Arslan’ın durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Geçirdiği motosiklet kazası sonrası yüzde 97 engelli olan ve 3 yıldır yatağa mahkûm yaşayan 3 çocuk babası İsmail Arslan bugün (9 Ekim Salı ) ilçedeki özel bir hastanede ameliyat edildi.

Kdz. Ereğli ilçesine bağlı Ova köyünde yaşayan 35 yaşındaki İsmail Arslan, köyünden çalıştığı fabrikanın işçi servisine yetişmeye çalışırken Kızılca pınar Barajı mevkiinde kullandığı motosikletin kontrolünü kaybederek kaza geçirdi. Ağır yaralanan 3 çocuk babası Arslan, önce Ereğli Devlet Hastanesine, ardından da Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Yüzde 97 engelli olan Arslan, son 3 yıldır yatağa mahkûm yaşam mücadelesi veriyordu. 6 yılda birçok kez operasyon geçiren Arslan'da oluşan enfeksiyonun vücuduna yayılmaya başladığı ve üç ay içerisinde müdahale yapılmaması durumunda hayati tehlikesinin başlayacağı ifade edilmişti. İsmail Arslan bugün (9 Ekim Salı ) ameliyat edildi.

Arslan’ın eşi Hanife Arslan olay67’ye yaptığı açıklamada, eşinin ameliyatının başarılı geçtiğini ve şu an için sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi.

Yorumlar

Sendika Delege Seçiminde İşçi Boşuna Sandıka gitti !

9 Ekim 2018 Salı 20:40

Sendika Delege Seçiminde İşçi Boşuna Sandıka gitti !

Sendikacılar Tarafından kimseye sorulmadan yapılan liste KAZANDI !

Hiç Kaybetmeyen Sendikacılar Ne Tesadüf 

Bu seferde Kazandılar ..

Erdemir emekçisi sahipsiz mi?

 

Bugün Erdemir İşçisinin hissedemediği en Kara günü İdi !

Neden mi ?

Çünkü Başkanlarını ,Temsilcilerini yine kendi hür iradeleri ile değil ;

Sendika Başkanı Tarafından delege yapılanların ,bundan sonraki aday gösterilene seve seve oy verme hakkını aldıkları ve işçiye buyurun ağa babanız bu yaptırımı günüdür.


Evet değerli dostlar emek hareketinin içinden gelen,
İşçi sınıfının her kademesinde bizzat tecrübe ederek yaşayarak mücadele ederek görev yapmış; zaman zaman sınıf bilincine bizzat emek örgütü temsilcilerinin ihanetini görmüş bir insan , eski bir sendikacı Hakan Akgün olarak;
tarafları gazeteci kimliğimle uyarmayı toplumsal bir borç biliyorum.


Bu yazıyı kaleme alırken gazeteci kimliğim değil sınıf bilincine olan inancım ağır basmaktadır.
Değerli dostlar sendikacılığın yani işçi hareketi temsilciliğinin yazılı olmayan kuralları vardır.Elleri nasır tutarak bu görevlere gelmiş olan her onurlu sendikacı bu yazılı olmayan bu kuralları çok iyi bilir.


Zira sendikacının dik durması ,iş verenlere karşı sınıf bilinci içinde işçilerle dayanışma içinde dik duruş sergilemesi bu yazılı olmayan kural ve kaidelere bağlıdır.


Sendikacı görev ve yetkilerini ;

iş hukukunu iyi bilecek,iş veren temsilcileri ile sıkıfıkı ilişkiler içinde olmayacak.Ayrıca sendikacı işverenden işyerinde bir yakını veya arkadaşı için maddi bir talepte bulunmayacak.
Yeğenimi,yok damadımı,olmadı kızımı işe al,yok arkadaşımı formen yap gibi taleplerle işverene gitmeyecek.

Giderse ne olur ?


Bu talepleri karşılanan bir sendikacı artık emek hareketinin haklarının savunan olmaktan çıkar çalışanlara karşı işverenin iş birlikçisi olur.Bu durumu farklı şekilde izah etmek isteyenler olabilir bir işverenden maddi kazanım talep eden bir işçi temsilcisi kendini hangi tezle savunursa savunsun onun adı sınıf bilincine ihanet eden iş birlikçidir.Gerisi hikayedir.


Kardeşim bizim çocuklarımız aç mı duracak ?

Bizim çocuklarımız çalışmasınlar mı diyenler olabilir.

Benimde Allah bağışlasın iki tane evladım var ; herkesin evladının hayatını emeğiyle kazanmasına saygı duyarım.


İşçi sınıfının alınterinin maddi kazanımları üzerine inşa edilmeye çalışılan çıkar ilişkilerine haysiyet yoksunluğu olarak bakarım.

Böyle bir ilişkinin benim açımdan hırsızlıktan farkı yoktur.


Gazeteci kimliğimle erdemirdeki yetkili sendikanın üst düzey yetkililerinin birinci derecede yakınlarının bizzat bu üst düzey sendikacıların talep ve istekleri doğrultusunda erdemirde işe başlatıldığı duyumlarını alıyorum.

Bir kısmını doğrulattım.

Yakın tarihte bu sendikanın Ankaradaki en üst düzey yöneticilerinden birinin kızının da genç bir bayan arkadaşımızın erdemirde bu ilişkiler içinde iş başı yaptığı iddiası var.

Telefonlarım belli aksini iddia eden varsa bu konuda işverenin genel müdürü,sendikanın genel başkanı ararsa konuşurum.


Değerli işçi arkadaşlarım bir yıldır telefonum susmuyor erdemirden işten atılan arkadaşların dertlerini dinlemekten söylenen ilk cümle sendika bize sahip çıkmadı ihanet etti.

Elbette canı yanmış çok daha ağır ifadeler kullananlarda var burda değinmem doğru olmaz.


Yakın tarihte yayınladım öyle sendikalar varki bir bölgedeki bir fabrikadaki bir emekçinin iş hukukuna yapılan saldırı için onlarca işyerinde binlerce çalışanla beraber iş bırakma şalter indirme eylemi yapıyor.


Sen eğer kızını, damadını,yeğenini aile boyu işe koymak için işverenin kapısını çalarsan senin maaşını ödeyen işçinin hakkını savunmak için ağzını açamazsın.

Toplu sözleşmede işverenin dayatmaları karşısında sesini çıkartamazsın.

Çünkü senin boynun eğri olur.

Allan adamın boynu eymesin bir defa o boyun senin boynun eğildi mi işçi hareketini köleleşir.


Haa ben bu uyarıların hiç birine uymam deyebilirsin ben bu çıkar ilişkilerine girerim de dersin ;

olur kardeş buyur ama bir gün o makamlarda biter sokağa çıkarsın milletin yüzüne hangi yüzlen veya nasıl bakarsın ?


Şuda bilinmelidir ki
İşçiler altarnatifsiz değildir.

Yorumlar
  • Emekçi
    9 Ekim 2018 Salı 21:54

    Bunlar kendi çıkarları için işverenle bir olup bizi sattılar bizim ekmegimlizle oynayanların Allah belalarini versin

BU ADAMLARIN NEDEN GÜLDÜKLERİ ANLAŞILDI !!!

9 Ekim 2018 Salı 02:23

BU ADAMLARIN NEDEN GÜLDÜKLERİ ANLAŞILDI !!!

İŞÇİLER ATILIRKEN ONLARIN KIZLARI ERDEMİR'DE İŞE BAŞLADI!!!

Sözleşme zzamanı geldi çattı ..

Bu zamanda ne olmaz ?

Kızın ,Damadın ,yeğenin ,dostun işe alınmaz ..

Yani.

Bu zamanda İŞVERENE GEBE kalınmaz!

Ama malesef benim saf işçi kardeşlerim hala uyusun.

Görsünler biyat edip ,önlerinde ceketlerini   ilikledikleri adamları!!!

Sendika Genel Başkan Yardımcısı Yusuf ZİYA ODABAŞI VE M.ERCAN sözleşmeden evvel kızlarının geleceklerini garanti altına almak için işverene nasıl gebe kaldılar Tüm işçiler bunu duysun ve görsün...

HAKAN AKGÜN olarak ilk defa yazıyorum..

Allahım herkesin ölmeden evvel çocuklarının mürvetini görmesini nasip etsin demek isterdim bu yazımda ; hatta susmak isterdim ama benim ekmeğimi çalanlar nasıl benim ailemin tüm geleceği ile oynayıp benim aç kalmam için uğraştılar ise onların evlatlarının bu kadar sessizce iş sahibi olmalarına sessiz kalamazdım.

Aylardan beri atılan işçilere sessiz kalan sendika başkanı ve genel başkan yardımcısı bu sebepten dolayı mı sessizdiler ?

Aylardan beri istirahatli personelin çıkışına bile sessiz kalanlar bu yüzden mi suskundular?

Peki soruyoruz değerli işçler ;

Sözlemeden evvel çocuklarını işverenin fabrikasına sokan insanların sizlerin haklarınıı savunabileceğine inanıyormusunuz?

HALA SUSMAYA DEVAM MI ?

 

HAKAN AKGÜN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler:

ERDEMİR , SENDİKA , YUSUF ZİYA ODABAŞ , METİN ERCAN , MERCAN

Yorumlar

Emekliler Yaşadı mı ?

8 Ekim 2018 Pazartesi 14:34

Emekliler Yaşadı mı ?
Yorumlar