VAKIFTA KAYBOLAN PARALAR NEREDE ?

9 Kasım 2018 Cuma 12:30

VAKIFTA KAYBOLAN PARALAR NEREDE ?

İŞLERİNİ KAYBEDENLER BİZLER , PARALARINI KAYBEDEN İSE SİZLERSİNİZ. DİK DURUN!! Değerli dostlar erdemir vakıf dosyası ile ilgili kamuoyunu bilgilendirme yazımız herkezin hayata dair ders çıkartacağı gerçeklerle dolu .

Biz 3 arkadaş neden Erdemir vakfı ile ilgili bir hukuki süreç başlattık önce bu konuyu açıklığa kavuşturalım.

Konunun taraflarının bildiği üzere erdemir 2006 yılında özelleşti . Bu özelleştirmenin hemen akabinde önce Erdemir yönetimi ,arkasından sendika yönetimi değişti.

Bu değişikliğin hemen artçısı olarak Erdemir vakfı yönetiminde de değişim oldu.

İşçi sendikası ve bizzat özelleştirmeden sonraki Erdemir yönetimi bu değişimi destekledi. Yine hepinizin bildiği üzere sendika yöneticileri ve erdemir üst yöneticilerinden oluşan bu yeni yönetim hem işveren hemde sendika destekli bir yönetimdi.

2009 yılının ekim ayından sonra erdemir vakfının aylık katsayıları yani paranın aylık gelir oranı banka adi faiz oranlarının hissedilir şekilde gerisinde kalmaya başladı. lk başlarda yöneticiler bunun dönemsel bir dalgalanma olduğu önümüzdeki aylarda düzeleceği yönünde beyanlarda bulunsalar da bu düzelme bir türlü olmadığı gibi 2010 yılının mayıs ayında bırakın diğer yatırım araçlarının gerisinde kalmayı -0,19 katsayı açıklandı. O zamanki dolar kuruyla yaklaşık 6,5 milyon dolarlık açık bir zarar vardı Ekim ayından bu tarafa olan zarar 10 milyon doların üzerindeydi.

Vakıfta görevli sendika yöneticileri sendika üyesi arkadaşların sorularına zararı izah eden bir cevap veremediği gibi bu konuda sorumlu makamlardan net bir cevap bekleyen biz paranın sahiplerine; '' Bak güzel kardeşim ,Erdemir özelleşti sen bunun farkına varamadın galiba ''gibi konuyla hiç ilgisi olmayan içinde belli oran da üstü kapalı gözdağı barındıran cümleler kuruyorlardı.

Biz vakıfta alnının teri olan 3 arkadaş bu konuda geri adım atmadık.Mustafa,Murat,Hakan kim bu konuda böyle konuştuysa hak ettiği karşılığı bizden gördü.

6 ay sonraki vakıf genel kurulu öncesi yapılan delege seçiminde işveren ve sendikanın yaptığı listeleri işçi arkadaşlarımızın desteğiyle deldik. Vakfın genelkurulunda adı geçen mali ibra oylamasında tek başımıza bizzat el kaldırarak 300 delege karşı 3 oyla ret oyu kullandık.Kongre salonunda Sendika ve Şube Başkanının tepkisi ile karşılaştık.

Vakfın genel kurulunda adı geçen mali ibra oylamasında tek başımıza bizzat el kaldırarak 300 delege karşı 3 oyla ret oyu kullandık.

Kongre salonunda sendika ve şube başkanının tepkisi ile karşılaştık.Bu tepki karşısında arkadaşımız Mustafa Kuru söz alarak kimsenin bize kızmaya hakkı olmadığını erdemir vakfının mevcut yönetiminin başarısız olduğunu değişmesi gerektiğini bu yönetimin toptan bırakıp yeni bir yönetim oluşması gerektiğini,erdemir vakfındaki parası ile ilgili kimseye diyet borcu olmadığını adı geçen paranın alnının teri olduğunu ,kongredeki delegelik görevi ile ilgili sadece ve sadece kendisini delege olarak seçen vakıf üyelerine karşı sorumlu olduğunu ,sendikaya veya işverene karşı bu konuda bir sorumluluğu olmadığını ifade eden sert ama tamamen gerçek bir konuşma yaptı.

Mustafa Kuru bu sert ama geri vitesi olmayan tutumunu hiç bozmadan girmiş olduğumuz bu hak arama mücadelesini devam ettirdi.Gerçeği söylemem gerekirse umudumuzu kaybettiğimiz yerde o hiçbir zaman umudunu kaybetmedi adaletin ışığını onlar söndürecek biz yakacaz dedi.Bu hak arama yolunda uzaya gitmemiz gerekse gidecez.

Haksızlığa uğramayan bu cümlenin anlamını bilemez. Bu mücadelenin akabinde vakıf yönetimi değişmedi sendikanın tam desteğiyle vakıf yönetimi göreve devem etti. 2 ay sonra durup dururken gerçeğe aykırı bir beyanla iş verimsizliği iddiasıyla (düşünün Mustafa Kurunun performans NOTU (YA ) erdemirdeki iş akdimiz sonlandırıldı.

Bu gerçeğe aykırı beyan devletin istihbarat raporlarıyla ortaya koyuldu.Adı geçen istihbarat raporunda iş akdi fesih nedenimizin fesih belgesindeki işverimsizliği iddiasının gerçek olmadığı bu fesihte sendikanın etkili olduğu açık seçik yazıyordu.

Bildiğimiz bir gerçekle yüzleştik.

Evet bir ekim sabahı hayatında savcı hakim görmemiş bizler arabaya atladık Ankara adliyesinin yolunu tuttuk.Garip bir şekilde adliyeye girdikten 40 dakika sonra bizzat başsavcılık makamında kendimizi bulduk.Sonra Batı Karadeniz bölgesine bakan özel yetkili savcının önünde ifade verirken kendimizi bulduk.Keşke süreç Ankaradaki ilk günkü gibi hızlı işleseydi biz hızlı işleyeceğine inanıyorduk ama maalesef öyle olamadı.

Devam eden hukuki süreçte neler oldu yargı süreci nasıl 2 bölündü,vergi davasındaki hukuki sorumluluk hangi aşmada kaldı bütün sorular devamında Yazının bundan sonraki bölümü hukukun üstünlüğü gereği ve masumiyet karinesine dikkat ederek devam edecek.

Yorumlar

ŞİMDİ HERKES BANA KIZACAK

6 Kasım 2018 Salı 00:29

ŞİMDİ HERKES BANA KIZACAK

GEÇEN SEÇİM ÖNCESİ KURULAN DÜZENEK ŞİMDİ TAM TERSİ KURULUYOR DİKKATLERİNİZE!!!

ŞİMDİ HERKES BANA KIZACAK !

NEDEN Mİ ?

DOĞRU YAZACAĞIM YA ONDAN TABİİ..

Ereğlinin bugünlere gelmesine vesile olanlar ,chp li gibi gözüken ama her dönemde sahildeki dönme dolap misali partiler etrafında dönenlerdir....

Sevgili ereğlililer bakın su nokta çok önemli bütün meclis üyelerini tek tek inceleyin..

Niye her dönem inşaat işleri ile uğraşanlar halka sokakta bile selam vermeyenler buralara talip???

Lütfen Kemerden, kestaneci köyüne, kandilliye kadar ki arazilere dikkat edin oralarda inanılmaz olaylar dönüyor..

Mallarınıza sahip çıkın birileri oraları imar iskan adi altında kanuna düzene uyarak muhtarlar aracilıgı ile mesrulaştırmayı kafaya koymuşlar....

Şu an ereğli belediyesindeki akp geçmişli kimse yok hepsini araştırın ..

Vatan millet bayrak denince herkes varım diyor ama sanki ereglinin vatanı bayrağı milleti farklı imiş gibi bir gruplaşma yapan kesim var...

Onlar kimin dernek başkani olacağindan ,belediye başkan yardımcısi olmasina, hangi kafe kimin olacağından ,hangi yol açılacağına hatta yaya yollarının kapanmasina kadar inanılmaz örgütlüler..

Kime maç bileti verileceğine kadar karar veriyorlar.

iDDİALARA GÖRE ;

En son çekiliş sonucunda da alacak verecek hesap görme gibi iş söylentileri var .

Doğruysa bunların hepsinin Allah belasını versin ama yalansa bu dedikoduyu ortaya atan kimsen  cehennem çukurunda yerini garantiledin onuda bilesin..

Daha dün altında sayılı  donları olanlar ,bu makamlara gelince esnaftan aldıkları kumanyaları,elbiseleri ve kırtasiye malzemelerini sanki kendi ceplerinden almış gibi dağıtıp birde çek yavrum 2 resim ,yüzümüzü yüzümüzü çek iyi çıksın ; yardım ettiğimiz  kişilerin  onuru haysiyeti değil benim reklamım daha önemli der gibi birde manşet haber geçirmiyorlar mı ?

işte an tüm  insanlığın öldüğü an oluyor ve sevap olan boynuna  ilmik oluyor..

Birileri ellerinden tutunca para gören makam görenler ereğlideki ispiyon mekanizmasını kullanarak herkesin işlerini bozuyorlar..

 Kim mi onlar ?

Onlar beddua etmezler çunkü açıktan ederlerse kendileride hedef olurlar.

Onların renkleri belli olmaz , onları herkesin elini sıkarlar el çapını ölçerler ona göre dost duşman ilan ederler...

Ama bilmedikleri bir şey vardır aç tokun, tokda açindan  halinden anlamaz lakin cezaevleri toklarla değil aclarla doludur o sebeple her halikarda zararlı çikarlar...

 Şoyle iyicene düsünün Lütfen !!!

Öncelikle Ereğliyi soyanlar kimler ?

Hangi partili olanlar soyuyor yada hazırlığinda ?

Yada hangi partiden transfer oldular?

Bu gerçekleri herkes biliyor ama  hırsızlık yapanları değil Ak Partiyi suçluyorlar neden peki ?

İşte nedeni 15 temmuzu iyi incelemekten geçer  ..

Şöyle bir düşünün ;

Fetö Ereğlide Ak Partiye seçimden evvel sızmış olamaz mı ?

Tüm Ak Partilileri bitirip yok edemez mi ?

Ereğli'de Ak Partiyi güçsüzleştirip Tekrar Fetönün destekleyeceği bir partiye verme çabası içinde olamaz lar mı ?

Yada tamamen yok etmek için yola çıkılmış olma ihtimali var mı ?

Kdz Ereğli belediyesine getirelim konuyu peki size çalşıtığınız yerden soralım ;

Belediyeyi karıştıranlar ,ajan sokanlar,Soyanlar akp liler mi ?

Düşünmeden Hemen cevap vermeyin dostlar sakinnn ..

Çevrenizde kayığı batmayan kimselere iyi bakın, masa başından telefonla talimat verenlere iyi bakın, insan tutup adam dovdurenlere iyi bakın benden demesi.....

Evini soyan hırsızla kadeh tokusturanlara iyi bakın sonrada akp ye bok atanlara iyi bakın....

Unutmayın Birilerinin  akrabaları Fetöden işlem görüp , cezavinde yatmasına rağmen sülalesinin fetöcülüğünü değilde başkalarının fetöcülüğünü yada eksikliklerini ortaya atıyorsa dikkat edin .

Neden mi ?

Fetöcü sülalesi olan fetöcüleri suçlamaya başlıyorsa bilin ki bir yerlerde fetö hesapları yapılıyor aynı bir önceki belediye başkanlığı öncesi yapılanlar gibi..

Geçen seçim öncesi tüm atamalara ve koltuklara getirilenlere dikkatle bakın !!!

ZONGULDAK SAYIŞTAY RAPORUNDAN BİR BÖLÜM EKLİYORUM  LÜTFEN DİKKATLE BAKIN  !!

 Aşağıdaki raporu ve sonucunu bana açıklayacak biri var mı ?

 

 

 

Yorumlar

Gece uzun olacak çünkü sabah sen olmayacaksın.

3 Kasım 2018 Cumartesi 00:21

Gece uzun olacak çünkü sabah sen olmayacaksın.

Koltuk derdine yaktığın canları düşün bu gece SON -ask-ER !!

Bugün  SENDIKACILARDAN, en son yok olan  SON-ask -ER leri için ufak bir hikaye Paylaşacağım, kimseye saldırmadan, kırmadan.. 

Sadece bundan Sonra neler olabilme ihtimalini anlamaları için olacak bu hikaye. 

Bizden günah gitti, bu saatten Sonra sokakta bile aynalarla yuzleșecegini önceden haber vermek için olacak bu hikaye ...

Neden mi? 

Yaptiklarin artık hep önüne çıkacak ve sen ne imissin şimdi anlayacaksın .. 

Kimlerle ne için mücadele ettiğine șașıracaksin, bir gün  bu ayağa kadar gelip hakkımda salladıklarına utanacak ve af dileyeceksin .. 

YANKI

Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlarken birden oğlan takılıp düşüyor ve canı yanıp "AHHHHH" diye bağırıyor.

İleride bir dağın tepesinden "AHHHHH" diye bir ses duyuyor ve şaşırıyor.

Merak ediyor ve "SEN KİMSİN?" diye bağırıyor.

Aldığı cevap "SEN KİMSİN?" oluyor.

Aldığı cevaba kızıp "SEN BİR KORKAKSIN" diye tekrar bağırıyor.

Dağdan gelen ses "SEN BİR KORKAKSIN" diye cevap veriyor.

Çocuk babasına dönüp "BABA NE OLUYOR BÖYLE?" diye soruyor.

"OĞLUM" diyor adam,

"DİNLE VE ÖĞREN!" ve dağa dönüp "SANA HAYRANIM" diye bağırıyor.

Gelen cevap "SANA HAYRANIM" oluyor.

Baba tekrar bağırıyor, "SEN MUHTEŞEMSİN!".

Gelen cevap "SEN MUHTEŞEMSİN!".

Oğlan çok şaşırıyor, ama halen ne olduğunu anlayamıyor.

Babası açıklamasını yapıyor.

"İnsanlar buna `Yankı` derler, ama aslında bu `Yaşam`dır.

Yaşam daima sana verdiklerini geri verir.

Yaşam yaptığımız davranışların aynasıdır.

Daha fazla sevgi istediğin zaman, daha çok sev!

Daha fazla şevkat istediğinde, daha şevkatli ol!

Saygı istiyorsan insanlara daha çok saygı duy.

İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan sen de daha sabırlı olmayı öğren.

Bu kural yaşamımızın bir parçasıdır, her kesiti için geçerlidir."

Yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarınızın aynada bir yansımasıdır.

NE KADAR ACI BİR KELİME DEĞİL Mİ?  "ARTIK BİZİMLE DEĞİLSİN" DENMESİ!   

MADEM SEN USLUBAȘLI OLAMADIN BU ZAMANA KADAR BUNDAN SONRAKİ HAYATINDA BARİ USLUBAȘLI KAL. 

ÇAV   BELLA ! ! 

Yorumlar
  • Erdemir Emeklisi
    3 Kasım 2018 Cumartesi 12:45

    Hakan güzel yorum yazmışsınız bu gün kral ve olanlar bir kaç sene sonra yada bu gün ne durumda olduklarını göreceğiz etrafında kaç kişi olacak şundan uzak bundan uzak durun onlara yaklaşmayın dedikleri eski mesai arkadaşlarına iftara atan bu adamların durumların inşaalah göreceğiz hakancığım onlar bizden daha kötü durumda olacaklar ha şükür bizim dostlarımız sağolsun biz hiç bir zaman yalnızlık çekmedik ama onları göreceğiz bu kral olanların düşüşü muhteşem olur selamlat

  • Tevfik keskin
    3 Kasım 2018 Cumartesi 08:00

    Güzel bir yorum

Haram yiyenlerin gideceği yer bașka bir diyarda mi?

31 Ekim 2018 Çarşamba 23:50

Haram yiyenlerin gideceği yer bașka bir diyarda mi?

Ey insanoğlu ! Hakka teslim olmaktan başka şansın yok !

Bu gazetemde ilk köşe yazım inşallah beğenirsiniz,.. 

 

Ne zor şeydir doğruyu söyleyebilmek !

Ülkemizde Doğruyu savunabilmek ve doğruyu söyleyebilmek dahada zorlaşıyo malesef.

Ben doğru kalabilmeye, Dik durabilmeye, Küçük menfaatler için vicdanımı satmamaya, Her ne şart olursa olsun mazlumdan yana durmaya olan inancımı kaybetmemek için mücadele veriyorum.

Zaman zaman bu mücadele de zararda görsem, Gizli gizli anlaşmalarla itilsem , kakılsam da hatta bu yüzden ümitsizliğe kapılsam da hayır bırakma ayrılma doğru yoldan diyorum kendime!!

PEKİ NEDEN ?

Musallaya yatmış çok dostum ,çok düşmanım oldu ve sessizliğe yattıkları musallada onları hep izledim !

Sağlıklarında yalan , dolanla , yolsuzlukla , kul hakkıyla servet sahibi olan , Makam ve mevkisini kötü niyetli kullanarak ; insanlara eziyet eden, riyakar,kendini beğenmiş nice insanlar gördüm soguk taşın üzerinde..

Tabutun içinde koca bir et külçesi gibi yatıyorlardı.

Mezarın başından bir gün banada bakacakları yerden bakıyorum.

Tabut açılıyor ,

2 metre bir çukur, Kar gibi beyaz bir bez bedeni sarmış şekilde toprağın bağrına yapayalnız koyuluyor insan oğlu.

Başındaki ve ayağındaki kefenin bağları çözülüyor .

Sağ tarafa doğru omuz başına yatırılıyor. Altı toprakla besleniyor.

Ve Tahtalar sırası ile diziliyor geldiği karanlıktan gideceği karanlığa....

Toprak atıyor sevenleri , hatta sevmeyenleri belkide daha çok atıyor çıkamasın diye !

Peki soruyorum ;

Ner de o villalar ?

Ya yatlar katlar ?

Peki O banka hesaplarındaki haram paralar ?

Sebepsiz kükreyişler nerde ?

O ne oldum delisi olmalar ?

 O riyakarlık ?

O kendini firavun sanmalar hani nerde ?

Ey insanoğlu !

Hakka teslim olmaktan başka şansın yok !

İşte o mezarlıklar ve mezar taşları benim irademi besliyo ve şahsıma dayanma ve sabretme gücü veriyo.....

Allah tüm zulm edenleri, Hırsızları ve kul hakkı yiyenleri ıslah etsin.

Amin

Yorumlar
  • Tevfik keskin
    1 Kasım 2018 Perşembe 11:50

    Bu konularda birbirimizi uyandırmak bilgilendirmek FARZDIR, sağolunuz.

  • Recep
    1 Kasım 2018 Perşembe 00:13

    Sen hakikatlarin adamisin yiğit adam yolun açık olsun ...Allahin adeleti er yada geç tecelli ediyor mazlumun ahi yerde kalmiyor

  • Şakir yildiz
    1 Kasım 2018 Perşembe 00:03

    Haram yiyenler Adaleti unutanlar Para için onurunu satanlar. Yalan söyleyenler. Yalan yere yemin edenler. Garibanları acımadan soyanlar. Cunki. Dürüstlük zor iş. Doğrucu davut zor iş. Haaa.. Birde verdiği sözü tutmayanlar var..